My husband is not my husband

Nicole Kidman hanımefendinin sanırım son filmi olan invasion isimli ( türkçeye istila olarak çevrilmiş ) izledim. Oldukça enteresan senaryosu ilgimi çekmişti. Daha evvel izlediğimiz pek çok filmde olduğu gibi insanoğlunun duygusuzlaştığında aslında herşeye çözüm bulduğunu ama bu seferde hayatın tadının tuzunun kalmadığını işliyor film.

Burdan sonra spoiler ( filmi izlemediyseniz anlatıyorum istemeyen okumasın manasındaymış bu spoiler kelimesi ) yapıyorum.

— spoiler —

Uzaydan gelen bir organizma bir şekilde dünya insanlarını ele geçirmeye başlıyor. Ama çok enteresan bir şekilde. Ele geçirdiği insan ile birlikte yaşıyor, hafızasını silmiyor ama bildiğiniz nato kafa nato mermer insan yapıyor. Aslına bakarsanız ermiş bir insanda yapıyor mu yapıyor. Çünkü insanın arzularını isteklerini öldürüyor. Hiçbir şey istememek ermek değilde nedir ki ?

Tabi böyle bir hal amerikalı halk için büyük tehdit. Zira amerika sistemi gereği devamlı birşeyler isteyen insanlar var ederek ayakta kalıyor. O yüzden bu tip filmlerde de içten içe bunu pekiştiriyorlar gibime gelir. Duyguların mı var ? O zaman haklısın dostum mesajı bilinç altına veryansın pompalanır.

İşte bu filmde de mikroorganizmamız bir insandan bir insana grip gibi bulaşıyor. Bulaşacak kişinin ağzına enfekte olmuş kişi bir güzel tükürüyor. Aslında kusmak tükürmek arası birşey. Malum kişi bir uyku evresinden sonra nato kafa nato mermer oluyor işte.

Fakat filmin bir sahnesinde Nicole hanımefendinin olası beyini canlandıran abimiz 4-5 arkadaşı ile hanımefendinin çocuğunu öldürmek üzere üstlerine yürüyor. Burada Nicole hanımefendi kendilerini tehdit ediyor ve vururum ulen sizi benim adım kanlı nigar diyor. Hakkatende enfekte olmuş kişileri çat pat indiriyor. Sıra koca adayına gelince Nicole biraz tırsıyor. Ulen bu kocam olacaktı, çeyizim hazırdı diyor. Yani duygusal depreşiyor. O zaman bende bunu ayağından vurayım diyip çat badanak dizinden vuruveriyor. Hemde sağ diz yuh.

Neyse sahneler ilerliyor ve tabi ki aşı bulunup iyileşiveriyor herkes. Son sahnede de kocası olmuş oluyor koca adayı. Pekii a yönetmenim senaristim, bu koca adayını dizinden indirip kaçınca bu kadın kurtuluyor, diğerlerini neden pata küte indiriyor ? Onlarıda dizinden bacağından vursa aşı bulununca bu masum kişilikler yeniden duygusal serzenişlerine dönüp tam anlamıyla amerikan modeli insanlar olabilse olmaz mıydı ?

Bunlar bir yana filmin bir yerinde de insanlar kocam aslında kocam değil, oğlum aslında oğlum değil gibi şikayetlerle psikiyatrist hanım efendiye geliyor. O da google’dan sanırım başka aynı şeyi internerte yazan var mı diye bakıp ooo çok yazan varmış diye anormallik teşhis koyuyor. Ama gel gör ki çift tırnaklar arasına almadığı arama zaten o kadar sonuç verir. Lütfen IT danışmanı tutalım filmler için sevgili hollywood. :) Neymiş my son is not my son, my husband is not my husband. Zaten bu kelimeler my, son, husband falan sürüyle kullanılacaktır ki. Ohh lümpen eleştirimide yaptım. :)

—Spoiler final—

Tabi benimkisi hüsnü kuruntu ama bu filmin devamı gelir. Çünkü efektsiz dar sahneli kolay çekilen oyuncuya yüklenilmiş tipik j. foster filmi. ( bknz. panik odası, uçaklı bi film falan ).

Yorum yazabilirsiniz :


eXTReMe Tracker