Agresif anarşizm
Yasamak isinin profesyonelligi, gelisimin acilarina direnmek için gereken gücü yönetmekten geçiyor. Realiter bir varolus pesinde kosan insan, düsünsel yalnizliklara alisik olmak zorunda. Zira tarihin bu yolda durmasina izin verdigi insan sayisi, belki bu nedenle az görünüyor.
Bu realiterlikteki egoizmi yenmek açisindan, imzali eserler verilirken kurulan sistemin parçalarinin imza bagindan kopuk olmasi bir sekilde birikimsel bilginin sonrasina akmasina engel olmada.
Öyleyse kisi izledigi yolda geride kalsa attigi adimlarin kesinliginden emin oldugu sürece imzali eserler vermesinde sakinca olmamaktadir. Tabi kisisel zaaf ve psikolojik duvarlar bu saf realiterligin toplumun düsününe karsi yikildigi zaman. Ayni realiterligi ise sistemliligi imzanin yada eserin saglayip saglamadigi konusunda gütmek yine kisinin deger verdigi seylerden olmali.
Ilerlemenin ve gelisimin sancisi bagli bulunulan toplumdan koptukça daha dogrusu kopmaya çalistikça, realizme boyun eg(e)memis ve böylece hayatinin efendisi olmayi basaramamis kisinin canini yakacaktir.Bu yüzden var olan inançlari ideolojik olarak degerlendirmeye çalisip, geçersizlerini seçen ve yalanlamayi bilgileri sinirinda basaranlar olur. Tabi bunlari hali hazirdakine inananla ayni kefeye koymamak gerekse de, aksiyomatik realiterligin devamliliginda hataya düstüklerini bilmelidir. Zaman zaman kendi gücüyle, zaman zaman ise akinti hiziyla yol alan bir bottaki insan, realiterlikten uzak olursa yada bu devamliligi aksiyomatik sekilde saglamazsa, tipki mücevherin isiltisina kanar gibi çikamayacagi ve çikmamayi manali ve güvenli bulacagi yolun parçasi olan girdaplara düsebilir. Bunlar organizma yönetiminde rol almak isteyen bir bira mayasi gibi toplumu siddetli sancilara ugratip istedigi ilericilige getirmeye çalisan siyasi ideolojistlerde olabilir. Oysa insan ömrü toplumun gözle görülür bir siyasal sistem degisikligini görmek için pekte muktedir degildir. Isin garibi idol olarak ulasilamayacagi hedefi belirleyen, umutla pesinde kosan ve pervansizca peki neyi umut edeyim diyen kisinin halidir. Altindaki tabakanin tabu ve mitsel Tanri inanci yerine ideolojik emeller koyanlara sasmamali.Zira onlar belki de gerçek Tanri inancindan sonra en kutsal olan insanlik borcunu ödemeye çalisan kisilerdir. Fakat bir hayat içindeki düsünsel anlar emin olunuz ki bu tip emeller için harcanmayacak kadar az ve kiymetlidir. Zira toplum devrimi degil, evrimi kabul eder. Siyasi amaç ulasilabilir yada zaten var olup korunmasi gerekli durumda olsa da kisinin düsünselligini harcamasina asla ana hedef olarak seçilmemelidir. Bunlardan sonrasi, bunlardan daha önemli olani nedir ? Insanoglunun bütün gelisim evrimini tamamladiktan sonra soracagi yeni çeliski ne olacaktir ? Görüldügü gibi hemen akla daha ileri gitmek için gayeler ne olmali sorusu geliyor. Bu da bize o yada bu çeliskide bogulmanin eger alternatifler eger alternatifleri düsünsel olarak yeterince olustuysa manasizligini gösterir. Iste bunlarin yerine konacak “farkindalik” hali ve her devir, düzen, yönetim sekli, insan, toplum ögesinden kopuk, gerekirse agresif olan düsünsel anarsizmdir. Ki bize yolun herhangi bir bölümünde gereginden fazla kalmayarak bagimsiz ilerlemeyi verecek tek yoldur. Bala batan sinek olmak yerine, pek çok bal tenekesinin nerde oldugunu bilmek, diger sineklerin durumlarina aksiyomatik olarak yaklasmak ve dogru gayesinde kosmak baska ne türlü mümkün olabilir. Hele hele kozmosun yaninda zamansal olarak saniyeler bile kadar olmayan hayat uzunluguna bakarsak. Amaçsiz gibi görünse de zaman zaman agresfilikle süslemek zorunda kaldigimiz anarsizmimi, bizi aslinda ne bireycilige nede topluma bagli olan, bir bakima bulunulan zaman diliminde mahkum olan kisilikçilige kistirir. Tam tersi pek çogunun tercih etmedigi yoldaki siginaklara sigindigi, yürümek ve belki de önemsemeden toplumun önemsedigi ve hatta önemseyecegi adimlar atmak bu uzun ve kendimizin aydinlatmak zorunda oldugu agresif anarsi yolunda saklidir. Bagimsizligi ve özgür düsünceyi insan mizacina ters görünse de ancak ve belki de otistikçe olan bu yolla yakalariz. Unutmamalidir ki bu ne devlete karsi, ne sisteme karsi olan, ama yola göre sekillenen düsünsel bir anarsizmdir. VE uygulama yerine teoriklige önem verir.
Devlete veya sisteme karsi olan anarsizm, aslinda bizim anarsimizin mantigina terstir. Zira kisa olarak gördügümüz hayati mesakkatli hale getirebilecegi gibi, zaten bu ugrasida yoldaki girdaplardan görür. Bütün bunlardan kopuk olmayi maddi ayda manevi kulvarda degil, felsefik bir amaç olan düsünsel dünyada saglar. Burada ise asla eger yolunu aydinlatacaksa illaki benim üretimim olsun diyip, bilgiyi baskalarinca yada sistemce üretilmis diye reddetmez. Tam tersi yoldaki duruma uyuyorsa bir tas olarak kullanir ve üstünde basarak geçip gider. Çogun normal anarsizm güttügü ve devletin tutarsiz olsa da kuralli oldugu, sistemin kötü olsa da yürüdügü bir durum, bizim anarsizmimize katki saglar. Zira kisisel güven ve özgürlük duygusu bu yapilarda optimum sekilde saglanabilir.
Elbet bu sözünü ettigimiz realiter agresif anarsinin idol ötesi oldugunu anlayamayacaklar çikar. Amaci sadece yolda olmak yada çeliskiden kaçmak oldugunu sananlar olur Oysa hem en uzun gidilecek düsünsel yol böyle gidilir ve en son düsünsel çikarim kisice böyle kazanilir. Amaç ev idol ötesi, merakini kendisi gideren bir düsün dünyasindan öte insani ne tatmin der ? Tatmin ise tam karsilamaz bu zuhuru,gelecekteki hal ve erisimlerimizin verecegi hazzin yaninda.
( 3 yıl önce şubat’ta yazmışım )


