Eskişehir izlenimleri
son eskişehir seyatimde 10 dk kadar emoları seyretmek, birazda gölgenin keyfini sürmek için sırtımızı porsuk suyuna verip migros karşısına, tam da bezgin cafe karşısına hatta çöreklendik. iki kişi kola, bir kişi ben deniz su içmek üzere sıvı tüketmekteydik ki şoparın kralı bir çocuk 21 vites castelli bisikletini üstümüze kırıp yanaştı. ilk cümlesi arkadaşımın üstüne yürüyüp “”kolaya geldim”" demek oldu. artık bu şoparlar bildiğin iç güdüsel hareket eden yaratıklara dönüşmüş. Aynı zamanda bunlara vah zavallılar diyebilirsiniz. Derseniz süzme malsınız diyorum.
Bir süre sonra bir ayyaş amcam gelip orada oturmanın paralı olduğunu söyledi. Bir miktar ödememizi istedi. Sessiz kalmamız üzerine bi çöp sigara rica etti. Vermeyince gidip çöpten heykel yapan zavallı sanatçı bozmalarını rahatsız edip, protesto etti.
Akabinde insanların boşuna cafede oturmadığına karar verdik ve cafeye oturduk. Arka bahçe diye tabir edilen bir limonatanın 4 ytl olduğu tıklım tıklım dolu cafede sokak tarafında oturan yabancı muhteremleri inceliyordum. Sokaktan yanaşan bu çocuklar her oturana tostunu yicen mi ? o limonatayı bitirecen mi ? gibi sorular soruyor, höy diye afallayanların önünden yemeğini kapıp kaçıyordu. Hatta bazı trustik tipler çıkartıp bozuk para veriyordu bunlara. 1,5 saat beklemek durumunda olduğumuz cafede çocuk bu süre içinde gelip oturan tüm müşterilerden birer kere yemek, birer kere para istedi. Ve bunu 2-3 çocuk gayet seri çalışarak yapıyordu. Gelip geçen seyyar satıcıları saymıyorum.
Carpe diem ve uludağ gibi iki çok önemli mekanın kapanması ise eskişehirin puanını düşürmüş. Uludağ kahvaltı salonumuz tarzsız bir taklit bar olmuş ve kötü bira satıyordu. Carpe ise tamamen yıkılmıştı.
Özetle eskişehirin ağzı yüzü kaymış. Gelir dağılımındaki dengesizlik, istanbul taklidi eskişehirin sonunda gereksiz insanlardan göç alması hatta onu bunu geçiniz türkiyenin en iyi gruplarından pentagram konserinin boş kalıp doktorlar caddesinin zıkkım gibi dolu olması çok feci durumlardır. Eskişehir’in profili kaymıştır. Önemli bir nedeninin akamdemisyenliğe garanti maaşlı memurluk gözü ile bakan soytarı insanlar diyorum. Hiç bir şekilde örgütlenemeyen bu bünyeler eskişehiri koruyamamıştır.
Bi kaç diskocu uşak Unakıtan seçilsin diye ben mezun olmaya doğru bildiri dağıtıyordu. Demek ki o günden belliydi böyle olacağı. Buyrun süperligde, süper serseri dolu bir eskişehir size…




Durum anlattığın gibiyse tam zamanında ayrılmısız Eskişehir’den. Sevinsek mi üzülsek mi bilemedim şimdi!
:(