Nuri Bilge Ceylan
Çok iyi hatırlıyorum adını ilk duyduğum günleri. Cannes’da ödül almıştı. NTV bas bas bağırıyordu bir yönetmenimiz ödül aldı diye. O sıralar Eskişehir’de sinemaya gönül vermiş iki arkadaştık ki çıkan her filmi ibretle izliyorduk.
VCD dükkanlarından kiralayıp günde 3-4 film izlediğimi biliyorum. Zeki Demirkubuz‘la tanışmışmıydım ?
Galiba Masumiyet filmini izleyip hayran kalmıştım.
Türk sinemasında Reis Bey filminden sonra etkilendiğim tek film Masumiyetti.
Haluk Bilginer ve Derya Alabora yanlarında
Güven Kıraç ile harika bir film çıkartmış demiştim.
O sıralar işte bunları düşünürken duydum Nuri Bilge Ceylan haberlerini…
Yönetmenin hayatına değinmek gerekirse şöyle bir akışı var özetle…
1959 doğumlu. İstanbullu.
Zeki bir adam evet. Zira Boğaziçi Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği bölümü mezunu. Daha sonra Mimar Sinan Üniversitesinde iki yılda sinema eğitimi almış.
2007 itibariyle beş filmi var.
Koza Cannes film festivaline katılma başarısı yakalamış. Daha sonra Kasaba isimli filmi Berlin Film Festivalinde gösterilmiş. Mayıs Sıkıntısını çekmiş ve bu seferde Berlin Film Festivalinde yarışmalı bölümde yer almış.56. Cannes Film festivalinde ise Uzak favoriler arasındaymış. Altın Palmiye’den sonra da Büyük Juri Ödülünü almış. En iyi Erkek Oyuncu ödülünü bu filmle alan Mehmet Emin Toprak isimli oyuncu Çanakkale civarında bir kazada yaşamını yitirmişti. Uzak türk sinema tarihinin en önemli uluslararası başarıları arasında yerini almıştır.2006 yılında ise İklimler yine Cannes’da yarışmış filmleri arasında.İşin hikayesinden sonra gelelim yorumumuza. Ceylan en öenmli farklılığını fotografik gücünde saklıyor. O kadar çok fotoğraf çekmiş ki sahneleride adeta fotoğraf gibi. Bu ilk bakışta sinemanın diline pek uymuyor gibi görünsede görüntülerle sinema dilini kullanmak diye bir şey varsa evet bunu Nuri Bilge Ceylan en iyi yapanlar arasında.Kent ve kentli sıkıntılarından, kentin köylere getirdiği sıkıntılara, insanın iç dünyasına hitap ediyor. Her iyi film yönetmeni gibi laçka, gereksiz, amiyane tavırlardan filmlerini özenle koruyor ve ciddiyetiyle hitabetini güçlendiriyor.
Sağlıcakla kalın…



Yazıyı yazar yazma şu cümlelerin geçtiği bir haberle karşılaşmak beni çok sevindirdi.
Ünlü yönetmen Nuri Bilge Ceylan’ın Uzak filmi İngiltere’de yayımlanan The Guardian gazetesinin “film-müzik” ekiyle birlikte dağıtılan “Ölmeden Önce Seyredilmesi Gereken 1000 Film” listesine girdi.
Filmden “Hüzünlü ve şahane” diye söz eden Guardian eleştirmeni, Uzak’ın yalnızlık ve depresyon üzerine kurulmuş senaryosunun yalın ve berrak olduğuna vurgu yaptı.
Tanıtım yazısında, filmin her iki aktörünün de trajikomik senaryoyu büyük bir başarıyla oynadığı, oyuncuların başarısının seyirciyi filmin içine çekebildiği ve her şeyin çok gerçekçi olduğu belirtildi.
Guardian film eleştirmeni Peter Bradshaw, “Uzak benim anlatamayacağım kadar hayran olduğum, müthiş bir yönetmenin filmidir” dedi.
http://www.milliyet.com.tr/2007/06/29/son/sonyas17.asp